Craft Merkezi

25 Nisan 2010, Pazar

Starcraft: Broodwar bu senelik WCG'yi kurtardı.

Geçtiğimiz hafta açıklanan resmi oyun listesinde Starcraft’ın adına yer vermeyen WCG bu hafta inadına son verdi. Oyunculardan ve muhtemelen K-eSPA’dan gelen baskılara kayıtsız kalamayan WCG yönetimi SC’yi etkinlik programına ekledi. Bu açıklamanın diğer anlamıysa şu: SC2 en azından yaz sonuna kadar piyasaya çıkmayacak


Şimdilik Starcraft bu listede var. Ya seneye?

Samsung, Genius ve Thermaltake gibi bilişim sektörü devlerinin finans ve lojistik desteğiyle 10 senedir düzenlenmekte olan World Cyber Games (WCG - Dünya Siber Oyunları, bir nevi Oyun Olimpiyatları) etkinliği, küresel anlamda Starcraft’ın adının duyulmasına en büyük katkıyı yapan organizasyonlardan olmuştu. WCG’ye kadar kimse SC için uluslararası anlamda bu kadar büyük bir talep ve ilgi geleceğini sanmıyor, herkes SC’yi bir mücadele ve e-Spor aracı olarak Güney Kore ile sınırlı kabul ediyordu.

WCG’de her zaman Kore’de yetişen progamer’ların üstün geldiği tartışılamaz. Madalya almayı başarmış ve Kore’li olmayan oyuncular ya madalya öncesinde ya da madalyadan hemen sonra Kore’deki takımlarla anlaşmalar imzalayarak profesyonel olmuş oyunculardı. Buna rağmen WCG, istekli ve yetenekli SC oyuncularının kendilerini profesyonel anlamda ispat edebilecekleri büyük bir etkinlik olmasıyla hem kendisi öne çıkmış hem de SC’yi öne çıkarmıştı.

Starcraft 2’nin ettikleri
Sevilen seriye yeni bir oyun gelecek olması bu büyüyü bozabilir mi? Bir an için herkes öyle sandı. Blizzard’ın önümüzdeki seneye kadar piyasaya süreceği devam oyununun satış başarısı için Starcraft’ı baltalayacağı korkusu, WCG’nin resmi oyun listesinde Starcraft’a yer verilmemesiyle doruğa çıktı. Blizzard’ın düşük bir ihtimalle de olsa SC2’yi WCG’ye yetiştirip turnuvada yeni oyunla yer almak isteyeceği dedikoduları da sektörde konuşulmaya başlamıştı. (Ancak Blizzard’ı biraz tanıyorsak, SC2’nin satışa sürülmeye hazır olmadığını, hazır olsa bile kolay kolay sürülmeyeceğini söylemek gayet kolay…)

WCG’den bu hafta yapılan açıklamadaysa, SC ile birlikte FIFA10 ve Asphalt5’in kullanıcı anketinden gelen oylarla resmi listeye eklendiği duyuruldu. Şimdilik Starcraft bir seneyi daha kurtarmış gibi görünüyor. Çok emin olduğumuz başka bir şüphe de bir nevi doğrulanmış oldu: SC2 en azından yaz sonuna kadar satışa çıkmayacak. Üstelik bu sene de WCG listesine girerek SC bir rekoru başardı ve 10 sene üst üste ana tablo etkinliği olmayı başaran tek oyun oldu. Kafalardaki asıl soruysa şu, Starcraft bu sene WCG’de yerini sağlamlaştıracak mı yoksa önümüzdeki seneden itibaren sadece hoş bir anı olarak belleklere mi kazınacak? (Kişisel notum: Nostalji yerine oynamayı sevenler için öyle olmayacağı kesin, ama iş ticarete döndüğünde Starcraft’ın pek şansı yokmuş gibi görünüyor.)

22 Nisan 2010, Perşembe

Blizzard SC'yi kendi eliyle öldürüyor (mu?)

SC2’nin çıkmasına kalan günler hızla azalırken, SC’nin uluslararası etkinliklerden elini eteğini çektiğini gören SC fanları, oyunlarının geleceğini merak ediyor. Son olarak SC’nin adının WCG’den çıkarılması akla şu soruyu getirdi: Acaba Blizzard, yeni oyunun popülaritesi arttırmak için hak etmediği halde SC’yi kurban mı edecek?


Bu bebekleri satmak kârlı olduğu sürece Blizzard’ın tercihi SC2 olacak

Sophie’s Choice filmini bilenlerin çok tanıdık bulacağı bir ikilem: Blizzard’ın yapımcıları iki “evlattan” hangisini seçecek. Milyonlarca hayranı olan ilk evladı korumayı mı, yoksa harcadıkları tonla paranın yıl sonu bilançosunda patlamaması için ikinci evlatlarını mı?

Blizzard’ın 12 sene önce yayınladığı Starcraft daha ilk aydan bir kült oyun olmayı başarmıştı; ancak bugün Starcraft’ın bundan daha fazlası olduğu bir gerçek. Sektöre milyonlar harcayan Güney Kore’deki e-Sport etkinliklerinin yüzde 70’i ve sektörün yeni devi Çin’deki e-Sport harcamalarının küçük olsa da önemli bir kısmı sadece Starcraft üzerinden yürüyor. Çünkü oyunun satın alanlara sunduğu serbestlik Starcraft’ı tasarlayanların öngörülerinin çok ötesine götürdü ve bir oyun olmaktan çıkararak bir fenomene dönüştürdü.

Ticaret-Siyaset-Blizzard üçgeni
Şirketin yeni bebeği Starcraft 2’nin de serinin fanatiklerini tatmin edeceği kesin. Bununla beraber Blizzard bir seçimle karşı karşıya. Yatırımların karşılığını alabilmek adına finansal kaygılarla hareket edip, SC2’nin sadece “çok iyi bir oyun” olarak kalması adına maddi yatırımlarına mı sahip çıkacaklar; yoksa türe ve seriye bugüne kadar yapılan tüm yatırımların ve harcanan emeklere saygı gösterip, oyunseverlerin asıl hakeden oyunu yeni ufuklara taşımasına izin mi verecekler?

Görünüşe göre Blizzard kalbini değil mantığının sesini dinledi, böyle olması bekleniyordu. Yani, kafanızı kuma gömmeyin, oyun sektörü trilyon dolarlık bir sektör. Tercihlerin manevi olması için biraz fazla büyüdü. Aksi bir davranışı beklemek Lord of the Rings‘in roman değil tarih dersi olduğunu iddia etmek gibi saçma olurdu. Ama Blizzard bu tercihin uygulamalarını biraz erken yapmaya başladı. Ne kadar mı erken? Daha oyunun yapım aşamasında…

Tercih 1: Nası olmaz LAN?
Blizzard’ın SC2’den LAN seçeneği kaldırmasının görünen sebebi, korsan yazılım kullanılmasını engellemek. Bu konuda kendilerini destekliyoruz. Ama LAN yerine Battle.Net 2.0’a geçilmesinin asıl nedeni, daha önce tartıştığımız gibi SC2’yi büyük bir sosyal veri bankası haline getirip mümkün olduğu sürece e-Sport üzerindeki bütün etkinliklerin Blizzard’a ait ortamlarda gerçekleşmesini sağlamak. Böylece ürünün pazarlanması konusunda her türlü hak iddia edebilecekler; buna “ufacık” bir komisyon talebi de dahil. MSL’in zar zor sponsor bulduğu bir dönemde e-Sport’tan komisyon istemek biraz insafsızlık olmaz mı?

Tercih 2: Platin meme yapmış?!
Editör seçeneğinde kullanıcılar tarafından yaratılan tüm içeriğin dağıtımı da yeni Battle.net’ten yürütülecek ve isteyen kullanıcılar, “Platinum” adını verdikleri kendi içeriklerinin kullanılması için ücret talep edebilecekler… Tabi bu ücretin kallavi kısmı Blizzard’a gidecek. Yani kapitalizm bir kez daha kaşıkla verip kepçeyle alacak.

Tercih 3: Yılanın başını küçükken ez!
Blizzard’ın doğrudan ya da dolaylı olarak uluslararası e-Sport etkinliklerini manipüle ettiğini söylemek komplo teorisi olmaz. WCG’de tercih edilecek oyunlar listesinde SC’nin adı bu sene ne yazık ki yok. Oysa Relic’in Warhammer 40K: DOW2 - Chaos Marine oyununu listede görmek mümkün. Ayrıca 2 senedir önce KeSPA ile Blizzard arasında sular ısınmış, sonra GOM TV ile yürütülen işbirliğinin sonuna gelinmiş ve Kore dışındaki izleyicilerin yoğun olarak takip ettiği bir e-Sport etkinliği bitmişti. Tüm bunlar, Blizzard’ın piyasada SC2’ye yer açmak için SC’yi itelediği anlamına mı geliyor? Bence evet!

Sonuç
Gönül SC’nin ölmemesinden yanaysa da bunun olmamasını beklemek için Pollyanna’dan daha iyimser olmak lazım. Umudumuz Blizzard’ın SC2’nin bir oyundan daha fazlası olması için serbest bırakılması, özgür kalması gerektiğini erken fark eder. Birileri onlara “If you love somebody set them free…” klişesini hatırlatabilir mi acaba? 

19 Nisan 2010, Pazartesi

StarCraft II Wings Of Liberty Koleksiyon Seti

http://www.starcraft2.com/features/collector/

100$’lik bu set oldukca zengin icerikli gorunuyor.

  1. Starcraft II Sanati: Oyunun (Wings of Liberty), sanatsal calismalarini iceren 176 sayfalık bir kitap.
  2. StarCraft ve StarCraft:Broodwar ile yuklu, Jim Raynor’in künyesinin bire bir kopyası seklinde yapilmis, ozel bir 2GB’lik USB flas bellek
  3. Bir saatin uzerinde gelistirici soylesisi, yonetmenin yorumu ile sinematikler ve daha fazlasini iceren, kamera arkasi DVD’i
  4. Ozel bonus parcalarida iceren 14 parcali, resmi StarCraft II: Ozgurluk Kanatlari sountrack cd’si
  5. StarCraft cizgi romani sayi 0
  6. WOW’ daki Tum karakterlerinize verebileceğiniz, oyun ici, mini bir Thor “hayvani”
  7. Indirilebilir Battle.net icerigi, profiliniz icin ozel portreler, gorsel olarak benzersiz terran thor birimi ve oyun ici birimlerinize yapistirilabilir cikartmalar

13 Nisan 2010, Salı

WCG 2010'da Starcraft Yok mu?

Unutsak da, gormesek de, bilmesek de, yazmasak da orada uzakta

ABD’de, Cin’de, Almanya’da, Kore’de,  Italya’da WCG’ler duzenledi, duzenleniyor.

Gecen sene iskaladigimiz bu onemli organizasyonda bu sene ne olacak acaba diye bir bakalim dedik

http://www.wcg.com/6th/2010/games/officialgames.asp

Bu adreste gorulebilecegi uzere Sc:Bw maalesef resmi oyunlar listesine alinmamis.

Artik turnuva suresince yan turnuva mi yaparlar, ya da olusmasi muhtemel talepler dogrultusunda Sc:Bw’i resmi oyunlar listesine mi eklerler zaman gosterecek.

3 Nisan 2010, Cumartesi

MSL 2010 Season 1 başladı

Finans desteğinden yoksun başlayan MSL’in 2010 yılı etkinliğinde sponsorsuzluğa rağmen heyecan doruktaydı. Geçen hafta içinde yapılan maçlarla A ve F gruplarından ilk 16’ya kalan oyuncular belli oldu. D ve E gruplarındaki heyecansa yarın

MSL’in krizden etkilenmesi hadisesine dünkü yazımıda değinmiştik. O yazıda bahsettiğimiz bir konuysa bütün aksaklıklara rağmen turnuvanın devam ettiğiydi. Kore’nin en saygın bireysel etkinliklerinden kabul edilen, ikili eleme usulüyle işlediği için herkesin ikinci bir şansının olduğu ama buna rağmen iki kez hatayı kabul etmeyen zorlu bir lig olan MSL, geçtiğimiz hafta başladı.

İlk maçlarda ciddi bir sürpriz yaşanmadı. Son haftalarda düşüşe geçen KeSPA’nın 2 numarası Jaedong, hızla sıralamada yükselen BaBy’ye ilk maçta yenilmekten kurtulamadı. Buna rağmen önce turnuvada iddiası olmayan Hyuk’u, sonra da tüm zamanların en iyi Zerg’lerinden kabul edilen July’ı yenerek tur atlamayı başardı. F grubundaysa Hwasin ve JangBi, turnuvada iddialı olmayan rakipleri ZerO ve FireFist’i yenerek tur atladı. Ancak JangBi’nin ilk maçı ZerO’ya kaybetmesi hayranlarını korkuttu. Neyse ki ikinci maçı kazanmasıyla tahminleri yanıtmamış oldu. Üzücü tarafı, grubun WF’sinde Hwasin vs JangBi maçı görememek oldu. Turnuvanın ilerki turları için bir ölçü kabul edilebilirdi.

İkili eleme, WF, ikinci maçlar… Ne diyosun arkadaşım sen?
Bilmeyenler için ikili elemeyle ilerleyen grup aşamasını da kısaca anlatalım. 4 oyuncudan oluşan gruplarda önce herkes kurayla belirlenen rakibiyle tek map üzerinden maç yapıyor. Daha sonra ilk maçı kazananlar kendi arasında Kazananlar Finalini (Winners Final) oynuyor. İlk Maçı kaybedenler ise Mağluplar Finalinde karşı karşıya geliyor. WF’yi kazanan oyuncu doğrudan üst tura çıkarken, LF’yi kazanan oyuncu da turnuvadan elenmiş oluyor. Gruptan üst tura çıkan diğer oyuncu da play-off maçında belileniyor. Bu maçtaysa WF’yi kaybeden oyuncuyla LF’yi kazanan oyuncu karşı karşıya geliyor.

Yazıldığında anlaşılması zor gibi görülen ikili eleme sisteminin asıl mantığı şu: Grupta oynadığı maçların 2’sini kazanan oyuncu tur atlıyor, 2’sini kaybeden oyuncuysa eleniyor. Bu kadar laf kalabalığı kafanıza karıştırdıysa aşağıdaki sonuçlara ve tur atlayan oyunculara bakarsanız aydınlanacağınız kesin ;)

A Grubu Sonuçları

#1: Baby > Jaedong (Triathlon)

#2: July > Hyuk (Odd Eye)

WF: BaBy > July (Match Point)

LF: Jaedong >  Hyuk (Match Point)

PO: Jaedong > July (Fighting Spirit)

Sıralama
2-0 BaBy
2-1 Jaedong

1-2 July
0-2 Hyuk

VOD Link:
Team Liquid VOD Tracker

F Grubu Sonuçları

#1: Hwasin > FireFist (Odd Eye)

#2: ZerO > JangBi (Match Point)

WF: Hwasin > ZerO (Fighting Spirit)

LF: JangBi > FireFist  (Fighting Spirit)

PO: JangBi > ZerO (Triathlon)

Sıralama
2-0: Hwasin
2-1: JangBi

1-2: ZerO
0-2: FireFist

VOD Link:
Team Liquid VOD Tracker

2 Nisan 2010, Cuma

Kriz MSL'i teğet geçmedi

Kore’nin en prestijli e-Sport etkinliklerinden MBC Game Starcraft League, 2010’un ilk sezonuna sponsorsuz girdi. MBC yönetimi Survivor turnuvasının sponsorsuz yapılacağını ancak asıl turnuvaya sponsorla geçileceğini açıklamıştı. Önceki gün yapılan ilk grup maçlarındaysa ne yazık ki sponsor desteği bulunamaı. Cevabı herkesi korkutan soru şu: e-Sport arenasından Starcraft‘ın sonu mu geldi



Who the hell is MSL ya da “reklam gelirlerine muhtacız aga”

Televizyon raitingleri asla yalan söylemez… Ya da öyle olması için farklı biçimde yorumlanabilir. 2009’da bireysel Starcraft mücadelelerinin alt basamaklarında yapılan etkinliklerin televizyondaki izlenme paylarının düştüğü görülmüştü. Kore’nin en saygın televizyon etkinlikleri arasında gösterilen e-Sport’un uzun süredir en kârlı “Showbiz” türü, sektöre can veren ana damarın da Starcraft olduğu kabul ediliyordu. Ancak old-school gosu’ların art arda emekliye ayrılmasıyla oyundaki heyecan faktörü düştüğü için raitingler de baş aşağı seyretmeye başlamıştı.

Bu durum, 2008’de başlayan ve neredeyse 2 yıldır süren küresel ekonomik bunalımla birleşince, bir çok sanat ve eğlence etkinliğinde olduğu gibi e-Sport’u da etkiledi. Avrupa merkezli bazı oyuncu grupları finans desteğini yitirince kapanmak zorunda kaldı. Çin’in hızlı girdiği e-Sport sektöründe beklediğini alamaması ve oyun sektörünün çinde MMORPG ve daha çok da F2P türüne kaymasıyla finansal anlamda dev bir oyuncunu pazardan çekilmesine sahne oldu…

Kore de düşeserse biz neyleriz?
Son dalgada ise, e-Sport’un kalesi Güney Kore’nin etkilendiğini görüyoruz. Henüz paniğe kapılmayı gerektirecek bir durum yok. OGN ve MBC’nin etkinlikleri hızla devam ediyor, KeSPA işinin başında gibi görünüyor, etkinliklerde ve organizasyonlarda hata ya da aksaklık yok. Küresel hayran kitlesi de desteğini sürdürmeye devam ediyor. Ancak şu da bir gerçek, işin rengi değişmeye başladı.

İlk olarak WCG’de Starcraft’a yer verilemeyebileceği söylentileri ortalığı karıştırdı. Ardından bir çok Kore’li olmayan SC ve WC3 oyuncusunun SC2’ye kayacağını açıklamasına sahne oldu e-Sport gündemi… Geçen yıl KeSPA ile yaşanan sürtüşme yüzünden iptal olan GOM TV ligi ve Kore dışındaki en büyük oyuncu topluluğu ESL’nin SC2 Beta ligine başlmasına son darbe de MSL’den geldi.

Sadece Survivor turnuvası değil ana etkinlik de sponsoruz yapıldı

MSL sponsorsuz… Ya sonrası
Survivor‘ın tamamlanması ve grupların oluşmasından sonra MBC’nin bir sponsora açıklayarak etkinliği başlatması bekleniyordu ama öyle olmadı. Bunun yerine MBC “Henüz görüşmeler tamamlanmadı. Başlangıç seramonisinden önce muhakkak bir sponsor bulmuş olacağız” açıklamasıyla oyunseverleri korkuttu. Ve korkulan başımıza da geldi: 1 Nisan akşamı A ve F gruplarında yapılan maçlarla başlayan MSL 2010’un ilk sezonu sponsor desteğinden yoksun olarak yayınlandı.


Adaklar adamaya başlamak için erken mi? Olmayabilir, nihayetinde bu oyunları eğlence için oynuyoruz, daha fazalası için değil. Ancak SC severler olarak beğenme eşiği yukarıda olan “nerd“lerden oluşan bir topluluğuz ve SC camiasının en yüksek seviyelere çıkmasına sebep olan da e-Sport’un oyuna kazandırdıklarıydı… Eğer SC2’de e-Sport’un kümülatif etkisini göremeyeceksek, SC’den bir çok oyuncunun başka mecralara kayacağını tahmin etmek medyumluk yapmak olmaz. (Ya da Memiş Hoca’ya soralım, bilemiycem artık :p)

19 Mart 2010, Cuma

SON DAKİKA: SC2 Beta'dan açık davetiye

Starcraft II’nin betası için sistem değerlendirmesinden geçtiniz ama arkadaşınız hala sırada bekliyor diye üzülüyorsunuz (niyeyse..) Neşelenme vakti geldi: Blizzard sırada bekleyen arkadaşınızı davet etmenize izin veriyor. Böylece Battle.net 2.0’ın yeni geliştirilen “arkadaşınla oyna” seçeneklerini de denenmiş olacak… Bu uygulamadan sonra cevaplanması gereken tek bir soru kalıyor: Arkadaş olabilir miyiz?

Blizzard’ın gayet başarılı bir oyun yaptığına güvenimiz tam. Kalite kontorlü bedavaya getiriyorlar diye kızdık, yeni Battle.net’in olumsuzluklarından dem vurduk ama Starcraft II’den ümidi kesmiş değiliz. Bilakis, bir an önce oyunun çıkması için adaklar adayanlar biliyorum. (Tamam itiraf ediyorum, benim o xD)

Beta’nın opt-in uygulamasından düşük not alıp bekleme sırasına düşük yerlerden girenler için (ki o da benim xD) bu dileklerin pek de haksız olduğunu söyleyemeyiz. El oğlu çatır çutur APM kasarken siz hala ICCup’ta “1v1 D+ motw you make” diye dolanıyorsanız adaktan duaya, telli babadan türbeye her yolu denemeniz makul. Ama Blizzard şimdi size uhrevi değil daha dünyevi bir yöntem veriyor: Arkadaşını davet et.

Halen beta uygulamasından istifade eden bir arkadaşınız varsa, Battle.net içindeki “İnvite a friend” seçeneğiyle size göndereceği bir e-mail aracılığıyla siz de Beta-key’inizi hemen temin edebilir ve hemen oynamaya başlayabilirsiniz. Ne yalan söyleyim, içinizde Beta oynayan varsa ve henüz arkadaş olmadıysak, bunca senedir nasıl böyle bir eşeklik yaptığımı ben de merak ediyorum. Bütün hata bende, sen kaplansın kanka… Bakasana ya ne diycem, şu invite a friend dalgasını bana şey eticen mi :P

15 Mart 2010, Pazartesi

Beta'ya 5. yama ya da terzi kendi söküğünü dikemez ikilemi

Oyun daha çıkmadan yamalı bohçaya döndü diye üzülmeyin. Starcraft II’nin açık beta testi başladığından beri Blizzard tarafından yayınlanan 5. yamada bir çok denge sorununa çözüm getirildi ve bazı ufak kodlama hataları da temizlendi. Bu sayede oyun piyasaya çıktığında verdiğiniz paraya değecek


Bir çok oyuncu açık beta test aşamasından heyecan duysa da, Blizzard gibi fan desteğiyle ayakta duran firmalar için açık beta bir heyecan kaynağı değil bir olmazsa olmaz. SC2’nin ilk oyun içi videoları başladığından beri forumlarda gördüğümüz tek şey “Open Beta Nowww” yazısından ibaretti. Blizzard hayranları iş yeni oyuna geldiğinde piyasaya sürülmeden çok önce alıp denemeyi ve oyunu sündürüp suyunu çıkarana kadar oynamayı seviyor.

Tabi open beta denemesinden etik olarak rahatsızlık duyanlar da var: Rakip yapımcılar. Başka hiç bir firma yeni nesil oyunu için böyle büyük tayzikle açık beta için kışkırtılmazken, yapımcılar yoğun ve uzun soluklu, ayrıca çok masraflı kalite kontrol aşamasında onlarca saat emek ve on binlerce dolar para harcayarak oyunlarının beta testini yapmaya çalışırken Blizzard bu işlemi yapmaya gönüllü binlerce oyuncuya ücretsiz olarak yaptırıyor, adeta kalite kontrolü bedavaya getiriyor.

Ama oyuncuların bundan rahatsız olduğunu sanmıyoruz. Bilhassa oyun piyasaya çıktığında sarılmaz derecede dengeli ve gönül rahatlığıyla kullanabileceğimiz kadar sorunsuz ve güvenli olursa…

İşte 5. yamanın kapattığı gedikler:

PROTOSS 

Cybernetics Core 

  • Warp Gate araştırma süresi 60 saniyeden 140 saniyeye yükseltildi. 

ZERG 

Hatchery/Lair/Hive

  • Burrow araştırması 50 saniyeden 100 saniyeye çıktı. Maaliyeti de 50 min/50 gas’da 100/100’e yükseltildi.

Nydus Network 

  • Nydus Worm üretim süresi 10 saniyeden 20 saniyeye yükseltildi.

Hydralisk 

  • Saldırılar arasında geçen süre (cooldown ya da rate of attack) 0,75 saniyeden 0,83 saniyeye yükseldi.

Infestor 

  • Neural Parasite yeniden (hem de baştan aşağı değişerek) düzenlendi: 
    a- 10 saniyelik etkinlik süresi tamamen kaldırıldı.
    b- Hava birimlerine saldırma yeteneği iptal edildi.
    c- Uygulama menzili 9’dan 7’ye düşürüldü. 
  • Burrow (gömülü) konumundaki Infestor için hareket hızı 1,5’tan 1’e düşürüldü. 
  • Infestor sağlık puanı 120’den 90’a düşürüldü.

11 Mart 2010, Perşembe

Battle.net 2.0 cephesinde yeni bir şey yok

Blizzard’ın davulla zurnayla duyurduğu, uğruna BlizzCon 2009’da mesai harcadığı yeni nesil web uygulaması Battle.Net 2.0’ın betasıyla geçen 2 ayda görüldü ki yeni nesil Battle.net oyuncuların oyun deneyimini arttırmaktan çok Blizzard’ın pazarlama ağını büyütmeyi hedefliyor. Öyle olmasaydı şaşardık zaten xD

Aslında her şey Blizzard’ın Starcraft 2’de LAN desteğinin olmayacağını açıklamasıyla belirginleşmişti. Blizz yetkilileri korsan kullanımın önüne geçmek için yaptıklarını idddia etseler de, oyuncuları Battle.net üzerinden oynamaya mecbur eden yeni teknolojileri büyük hayal kırıklığı yaratmıştı. Karune’nin forumlarda ve Blizzcast’te yaptığı açıklamaları dün gibi hatırlıyoruz; yenilenen yüzüyle Battle.net’in kesinlikle performans sorunlarına geçit vermeyeceğini, sıfırdan yazılan multiplayer motoru vasıtasıyla oyuncuların internet üzerinden oynarken de LAN konforunu yaşayacağını iddia etmişti Karune.

Gerçi ağzına çalınan bir parmak baldan rahatsız olanlar da yok değildi. Blizzard’ın özellikle e-Sport alanında Güney Kore’nin güdümüne girmiş piyasda söz sahibi olmak için oyun trafiğini ve buna bağlı olarak da veri akışını kendi sunucuları üzerine çekmek isteyeceği, bir sektör haline gelen e-Sport alanında dönen paradan nasibini almak için organizatörlerle oyuncuları seçim yapmak zorunda bırakmak isteyeceği konuşuldu. Battle.net’e girmek istemeyecek olan KeSPA’nın desteğini yitirmek istemeyen SC oyuncularının yeni oyuna geçmeyeceği, bu arada Blizzard’ın ise tüm teknik desteği SC2’ye vererek oyuncuları zorlayacağı tahmin ediliyordu.

“Ama bakın ne kadar cici”
Blizzard bu eleştirilere cevap vermek yerine Battle.net’i övmeyi seçti. BlizzCon’daki resmi tanıtımdan önce yeni nesil Battle.net’in bir sosyal paylaşım uygulaması gibi çalışacağı, her türlü Web 2.0 standardını benimsemiş olacağını hatta Web 3.0 standartlarını belirleyeceği defalarca ilan edildi. Ancak yapılmak istenen basitti. Blizzard kendi oyunlarını oynayan her oyuncunun attığı her adımdan haberdar olmak istiyor, ayrıca sosyal paylaşım ağlarından akan trilyonlarca gigabyte’lık veri de hissedarların ağzını sulandırıyordu. Sahi, bir dakika… Sektörün en büyük markalarını yaratagelmiş olan Blizzard söz konusu olduğunda en son duyduğumuz şey “hissedar”, ya da “yatırımcı” gibi kavramlardı! Bir değişiklik mi oldu?

Aslında, bu sorunun cevabı kocaman bir EVET! Bugüne kadar satılan tüm DVD ve BR-DVD medyalarda oyun ürünleri diğer tüm sektörlere fark atmış durumdalar. Son çok satar efsanesi Call of Duty’nin satış geliri milyar dolar rakamlarıyla ölçülüyor. Yani oyun sektörü kesinlikle bir darphane gibi çalışıyor. Ama bunun bile Blizzard’ı etkilememesi gerekirdi. Çünkü sektörün en büyük fenomenlerinden World of Warcraft da düzenli bir gelir kapısı olarak Blizzard’ın elinde. Öyleyse, ne oldu?

“Ben de sizleri Activision - Blizzard ilan ediyorum, gelini öpebilirsiniz”
Şu oldu. Sektörün en büyük firmalarından olan Activision, Blizzard’ı bünyesinden barındıran Vivendi ile girdiği şirket evliliği neticesinde büyük bir kartel oluşturdu ve adına da Activision Blizzard diyerek Blizz hayranlarının da gözünü boyadı. Ama bu evlilikten sonra oyun sektöründe yaşanan en vahşi kapitalizmin geçerli olduğu bir dönem başladı. Bilhassa Activision’ın bir diğer projesi olan Guitar Hero ile şirket ayrıca sinekten yağ çıkarırcasına para kazanırken, güçlü sermayesinin verdiği avantajı iyi değerlendirip kartel hatta tekel olma yolunda hızla adımlar attı. İşte bu yolun köşe taşlarından birisi de yeni Battle.net projesi.

Battle.net 2.0 henüz beta aşamasında, bu yüzden BlizzCon’da tanıtılan sosyal paylaşım uygulamalarının çoğu yok; olanlar da sadece görsel bazı eklentilerden ibaret. Öte yandan yeni bir Battle.net hesabı oluştruduğunuzda karşılaştığınız ilk şey “Purchase items” ya da “Manage your shipping settings” gibi ibareler. Yani beta aşamasında olduğu halde Battle.net bir pazarlama aracı olarak çalışıyor, ancak oyun deneyimini arttırmak adına hiç bir yenilik sunmuyor. Dahası vaat de etmiyor. Yeni Battle.net’in sunması muhtemel her şeye oyuncular zaten öyle ya da böyle sahip. X-fire ya da Garena gibi sosyal oyuncu toplulukları, ICCup ya da ESL gibi turnuva organizasyonları ya da PvPGN gibi açık kaynak kodlu oyun sunucuları zaten oyunculara sunuluyor. Ancak Blizzard’ın niyeti tüm bunları kendi bünyesinde toplayarak rakiplerinin pazar payını düşürmek.

Gelecek ne getirecek
Bu plan nereye kadar tutar, bilemiyoruz. Öngörüde bulunmak için henüz erken. Tabii karamsarlığa kapılmak için de. Battle.net 2.0 henüz faaliyete geçmedi. Yeni ve dinamik bir ortamda Battle.net’in uluslararası alanda e-Sport ortamının trendlerine yön vermesi muhtemel. Ancak oyuncular yapımcının yönlendirmesiyle değil kendi tercihleriyle standartları belirlemek istiyor. Bu yüzden özgürlüğüne düşkün oyuncularla Blizzard’ın kapışması daha uzun süre sürecek gibi görünüyor.

18 Şubat 2010, Perşembe

SC2 Beta

Mini sitesi

FAQ

TeamLiquid Beta Bulteni

Mini sitedeki Patch notes gozumuze takilmadi degil.

Yamali bohcaya donen Sc ile ayni kaderi paylasacaginin ipucu olarak degerlendirebiliriz.

Bulunan hatalarin ve gerekli denge ayarlamalarinin yapilmasi elbette cok guzel bir destek ama sayinin cok fazla olmasinin hos bir goruntu olusturmadigini da soylemek mumkun. Yeni ozelliklerin yama ile eklenmesi de ayri bir guzellik ama yapilan yamalar ile gelen eklenen ozellikler / yama sayisi limitinin 0 oldugu soylenebilir :D.

- sayfa 2 of 6 -